Asi Kumandan Cevher Dudayev

“Hürriyetin nasıl elde edilmesi lazım geldiğini Kafkas Dağlılarından ibretle öğreniniz. Hür yaşamak isteyenlerin nelere muktedir olduğunu görünüz. Uluslar onlardan ders alınız.”

Karl Marks

Kafkasya, tarihi beş asırdır süren şanlı mücadelelerle dolu, çok çeşitli ve farklı etnik grupları(Çerkes, Çeçen, Avar, Abhaz,Lezgi,Kumuk,Nogay…) bünyesinde barındıran, doğal ve tarihi güzellikleri ile vede en önemlisi stratejik konumundan ötürü dünya tarihi açısından önemli yere sahip bir coğrafyadır. Kafkasya; yeraltı zenginlikleri, stratejik konumu ve Rus Şovenizm’inin doğurduğu ve Çar Deli Petro ile birlikte Çarlık Rusyası’nın en önemli politikası olan sıcak denizlere inme politikasından ötürü Emperyalist Çarlık yöneticilerinin iştahını kabartmış ve Rusya’nın bu gölgeye ilgi ve alakasına neden olmuştur. Bu ilgi ve alaka beraberinde sonu gelmeyen savaşları, kanlı katliamları, sürgünleri ve bu ordulara karşı Kafkas halklarının giriştiği amansız mücadeleleri doğurmuştur.

Karadeniz ile Hazar denizi arasında sıkışmış olan bu dağlar ülkesi, tarihin malum olan ilk devirlerinden beri kanlı mücadelelere sahne olmuştur. Mısırlılar, Midyeliler, Elenler, Romalılar, İranlılar, Araplar, Tatarlar.. Coşkun birer deniz dalgası gibi yuvarlana yuvarlana Kaf dağlarının eteklerine kadar gelip çarpmışlar. Fakat hiçbiri, ne o yalçın kayalarda ne de o yalçın kayalar üzerinde yükselen vahşi yayla ve ormanlarda barınamamışlardı(Şakir.2011.41). Çarlık Rusyası’nın 1552’de Kazan’ı, 1556’da ise Astrahan hanlığını ele geçirmesiyle Kafkasya’da asırlardır sürecek olan Rusya ile Kafkas Dağlı halklarının mücadelesi başlamıştır. 1722 senesinde Çar Deli Petro’nun Kafkas seferinden sonra  Kafkasya tarihinde yepyeni bir sayfa açılmıştır. İşte bu tarihten itibaren Ruslarla Kafkas halkları arasında çatışmalar kanlı, korkunç ve dağlı halklarının hafızasında derin yaralara sebebiyet veren bir trajediye dönüşmüştür. Çarlık Rusyası’nın bu yayılmacı politikasına karşı Kafkas halkları  örgütlenmiş,  Dağıstanlılar ve Çeçenlerin öncülüğünde ve de Kafkasya İmamlığının kurulmasıyla birlikte(Kuzey Kafkasya’lıların tek bir devlet çatısı altında toplanmasının sağladığı avantajlı koşullar neticesinde) emperyalist ordulara karşı direnişini sürdürmüştür. Kafkas Dağlı halklarının Çarlık Rusyası’na karşı giriştiği bu direniş hareketinde kazanılan büyük ve görkemli başarılar ve yapılan destansı mücadelelerde Kafkas halklarına liderlik etmiş olan önderler ve bu önderlerin siyasi düşünceleri incelenmeli ve asla unutulmamalıdır. İmam Mansur ile başlayan direniş hareketine İmam Gazi Muhamed, Hamza Bey, İmam Şeyh Şamil ve Uzun Hacı gibi liderler Kafkas halklarına yol göstericilik yapmıştır. Bu aziz önderlerin yol göstericiliğinde Kafkas halkları Ruslara Karşı  giriştikleri direniş hareketini şiddetlendirmiş ve yarınlara aydınlık özgür ve bağımsız bir Kuzey Kafkasya Devleti bırakabilmek için mücadelesini sürdürmüştür. Şeyh Şamil’in teslim alınmasıyla birlikte Çarlık Rusyası Kafkasya’ya tamamiyle hakim olmuştur. 1917 yılında Rusya’da Bolşevikler iktidarı ele geçirmiş ve sosyalist ideolijiye dayalı Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği(CCCP) kurulmuştur. Sosyalist iktidarda Çarlık Rusyası gibi Kafkaslarda Rus egemenliğini güçlendirmek için çalışmış, Kafkas Halklarına karşı  katliam, baskı, zulüm ve sürgün politikalarını uygulamayı sürdürmüştür. Ancak bu politikalar dahi Kafkas Halklarının içinde yanan bağımsızlık ateşini söndürememiştir. Sovyetler birliğinin dağılmasıyla ortaya çıkan siyasi boşluktan faydalanan Çeçenler ve İnguşlar yine ve yeni bir mücadeleye girişmişlerdir.

cecenistan-nerede

Şüphesiz bu bağımsızlık mücadelesinde önemli bir lider olan Cevher Dudayev‘de unutulmamalıdır.

Daha anne sütü emmekteyken kendi halkıyla, o çileli halkıyla beraber karların hüküm sürdüğü Kazakistan’a sürülen bebek, yedi yaşında canından çok sevdiği babasını kaybeden küçük çocuk,  “çöl generalliğinden” çıkıp elit birliklerin generali olmuştu: SSCB birliklerinin generali!

Bu mevkiye çıkması için  bütün gücünü kullanması, ölüm korkusundan kurtulması, Çeçen subayların önüne konmuş engelleri, onlar için belirlenmiş sınırları çetin çalışmalar ve gergin mücadeleler sonucu aşması gerekmişti. Zaten bütün hayatı öne atılımdan ibaret oldu(Dudaeva.2006.7.) Asi Çeçenistan İçkerya Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı  aynı zamanda iyi bir siyasetçi, önemli bir  reformist ve Baş kumandandır. İşte o kişi Cevher Dudayev.

Musa oğlu Cevher Dudayev’in doğum tarihi kesin olarak bilinmiyor( “1943’ün buğday hasat mevsimi”). Kalabalık bir ailenin on üçüncü ve son çocuğudur. Kafkas halklarının Sibirya’nın ve Türkistanın steplerine sürüldüğü 1944 yılındaki sürgünle henüz bebek iken tanışmıştır. Kazakistan’ın steplerine sürülen Cevher Dudayev ve ailesi buralarda çok zor çetin ve çetrefilli şartlarda yaşamlarını idame ettirdiler. Cevher Dudayev henüz altı yaşında iken babası Musa Dudayev’i kaybetti ve bundan sonra hayat onun için daha da zorlaştı. Kardeşleri ev ekonomisine yeteri kadar destek vermiyordu ve evin bütün yükü  annesinin üstündeydi. Annesi ise bütün zorluklara göğüs gererek çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmiştir. Cevher Dudayev sürgünde okul hayatına başlamış ve oldukça başarılı olmuştur. Henüz altıncı sınıfa başladığı sıralarda arzu edenlerin memleketlerine dönebileceğini haber alan Cevher Dudayev, tek başına Kazakistan’dan kaçarak bir tren vagonunun üzerinde gizlenip Çeçenistan’a dönmüştür. Başkent Grozni’de(Caharkale) eğitim hayatına devam eden Cevher hayatı ve geleceği için radikal kararlar almaktan geri durmamıştı.

Cevher Dudayev Orta öğrenimini Çeçenistan’da tamamladıktan sonra 1960 yılında Vladikafkas’taki Fen Fakültesinin Fizik-Matematik bölümüne devam etti. Aynı yılın sonbaharında bu okuldan da ayrılıp kendisine çok  zor bir hedef seçti:

Çeçenlerin asla kabul edilmedikleri Hava Harp Okulu. Bu amaçla Vladikavkaz Fizik ve Matematik Üniversitesi’ni birinci sınıfta bıraktı. Hayata çok yüzeysel bakan arkadaşları ona, “yapma cevher! İnsanın elindeki baştankara gökteki turnaya yeğdir,” diyorlardı. Anlamıyorlardı oysa. Cevher’in hayalleri vardı. İçinde , insanların kendi önlerine koydukları sınırların hiçbirisini tanımayan bir güç vardı. Arzu ediyorsa yapabilirdi de(Dudaeva.2006.32)!

Nihayet Cevher Dudayev hayallerini gerçekleştirdi, 1965 yılında Hava Harp Okulunu bitirdi. Teğmen rütbesiyle Rusya’nın Kalujskaya bölgesindeki Şaykovka Garnizonununda göreve başladı. 1969’da Ryazan şehrinde uzun menzilli askeri uçak komutanlığı eğitimini tamamlayan asi kumandan aynı yıl  İrkutsk bölgesinin Usolye-Sibirskoye ilçesinde bulunan Sredneye kasabasındaki askeri üstte görevini sürdürdü.  1969’da hayat arkadaşı, can yoldaşı, hayat boyu sürdürdüğü mücadelesinde onu bir an olsun yalnız bırakmayan Alla Dudayeva ile evlendi ve 1970’te ilk çocuğu Ovlur dünyaya geldi.

1971’de Gagarin Hava Harp Akademisi sınavlarına  giren Cevher Dudayev, sınavlardan başarıyla geçerek akademi eğitimine başladı. 1974’te Hava Harp Akademisini başarıyla bitirdi ve birinci sınıf pilot ve mühendis ünvanı aldı. Akademiden sonra yine eski yeri olan Sredneye kasabasındaki askeri üstte birlik komutanı olarak görevini sürdürdüren Dudayev’in, 1983’te Degi isminde bir erkek çocuğu daha dünyaya geldi. 1984 yılında  Poltava şehrine tabur komutanı olan Cevher Dudayev daha sonra 1986’da Estonya’nın Tartu şehrine Garnizon komutanı olarak atandı. 1990’da Cevher Dudayev Tuğgeneral oldu. Ayrıca çeşitli dönemlerdeki üstün başarıları nedeniyle Sovyetler Birliği Hükümeti tarafından kendisine 12 kez madalya verildi.

1989 yılında  Gorbaçov’un  uyguladığı Glasnost(Açıklık) ve Perestroyka(Yeniden Yapılandırma) politikaları, tarihin en kanlı rejimi olan komünizmin sonunu getirirken, Cevher Dudayev tuğgeneral olarak Estonya’da bulunmaktaydı. Bağımsızlık rüzgârlarının estiği Estonya ve diğer Baltık ülkelerindeki isyanları zor kullanarak bastırması istendiğinde, “Toprağı için, vatanı için mücadele eden insanlara asla bomba atmam!” diyerek kendisine verilen emri reddetti. Dudayev bu olaydan sonra Estonya’da kahraman, Rus ordusunda ise “Asi General” olarak anılmaya başlandı.

cevher dudayev kimdir

Bu sıralarda  Baltık Ülkelerinin dışında Kafkaslar’da Çeçenistan’da Bağımsızlık yanlısı hareketler etkinliğini oldukça artırmıştır. Yandarbiev ve arkadaşları Çeçenistan’ı bağımsızlığına kavuşturmak için çoktan organize olmuşlar ve mücadeleye başlamışlardı. Dudayev’de olan bitenin farkındaydı ve Çeçenistan’ın bağımsızlığı İçin mücadeleye her daim hazırdı. Estonya krizi sonrasında Rus ordusunda istenmeyen adam ilan edilen Cevher Dudayev, Grozni’ye sürgüne yollandı. Bu sıralarda  Zelimhan Yandarbiev  kurduğu Vaynah Demokratik Partisi ile Çeçenistan’ın bağımsızlığı için yeni bir mücadeleye girişmişti. Yanadrbiev’in daveti üzerine Dudayev 1990 yılında toplanan Halk Meclisi’nin başkanlığını yaptı. Dudayev, Zelimhan Yandarbiev ve Özgürlük yanlısı yoldaşlarıyla beraber Çeçenistan’ın bağımsızlığı için mücadelesini sürdürdü. Ülke genelinde gösteriler ve mitingler düzenlendi bu baskıya daha fazla dayanamayan Çeçenistan Hükümeti istifa etti, 6 Eylül 1991 tarihinde bağımsızlık kararı alınınca, aday olarak girdiği başkanlık seçimlerinden oyların %85’ini alarak galip çıktı ve Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti’nin devlet başkanı oldu ve 1 Kasım 1991 yılında Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti bağımsızlığını ilan etti. Rusya bu bağımsızlığı tanımamakla birlikte Çeçenleri görmezden gelen bir politika izledi. Çeçenistan İnguşetya ile birleşerek bağımsızığı ilan etmişti ancak İnguşlar 1992 yılında Çeçenistan’dan ayrılarak Rusya’ya bağlandı. Bağımsızlık sonrası Cevher Dudayev ve arkadaşları Çeçenistan’ın gelişmesi ve devlet nizamının güçlenmesi için ve içerideki Rusya destekli suni muhalefetin tasfiyesi için önemli çalışmalar yapmışlardır.

Dudayev’in en büyük hayallerinden biri de Kafkasya halklarının birliğiydi.  Bu  doğrultuda 1992 yılında başlayan Abhazya Savaşı’na Şamil Basayev komutasında Çeçen savaşçıları gönderip Kafkas Halkları Konfederasyonu’na destek vermiştir. Çeçenistan’ın bağımsızlığına daha fazla tahammül edemeyen Rusya, 1994 yılında Çeçenistan’a saldırmıştır ancak Çeçenler Cevher Dudayev’in önderliğinde büyük bir direniş göstermişlerdir. Hava saldırıları ve sonrası karadan başlayan işgal hareketi, bağımsızlık sonrası yeniden  kalkınan Çeçenistan’da telafisi mümkün olmayan problemlere yol açmıştır. Özellikle, Başkent Grozni ve Çeçenistan’ın önemli bir kısmı büyük bir yıkıma uğramıştır, Çeçen nüfusunun önemli bir kısmı ise ya şehid olmuş ya da mülteci durumuna düşmüştür. Bu kanlı savaşta Cevher Dudayev büyük bir  özveriyle mücadele etmiş ve Çeçen halkının Ruslara karşı zafer kazanmasını sağlamıştır.  Bu büyük ve kanlı savaş tüm şiddetiyle sürerken Çeçen Halkının sevgilisi büyük lider Cevher Dudayev 21 nisan 1996 yılında şehid düşmüştür. Cevher Dudayev’in şehadetinden sonra Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Devlet Başkanlığı görevini Zelimhan Yandarbiev yürütmüştür ve Çeçenler Ruslara karşı büyük bir zafer kazanmıştır.

Cevher Dudayev: Çeçen halkının ve Kafkasların bağımsızlığı için canı pahasına emperyalist ordulara karşı mücadeleyi bırakmamış bir lider. Vizyon sahibi dirayetli halkına sevgi ve hürmet bağı ile sıkı sıkıya bağlı zalime ve zulme başkaldırının simge ismi.

”Ona soruyorlar:

-Cevher Dudayev, Çeçenler’in kaç Generali var?

Cevher gülüyor:

-Her Çeçen Generaldir, ben sadece milyon birinciyim.”     

Sefa Sole

StratejikOrtak.com MİSAFİR YAZAR

                                   

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here