Ortadoğu’da Müttefik ve Düşman Olgusu

Ortadoğu Neresidir?
Kimler Dahildir ve Günümüzde Hangi İttifaklar Vardır?

Dünyanın en hararetli ve hareketli bölgesi olan Ortadoğu, ismi itibariyle Batı kaynaklı bir alandır. Özellikle İngiltere’nin hakim güç –Güneş Batmayan İmparatorluk– olduğu zamanlar Çin ve Hindistan bölgesi için “Uzak Doğu” demesiyle gündeme gelen bir bölgedir Ortadoğu. Batılılarca dünyayı  üç parçaya bölersek, /Batı/-/Ortadoğu/-/Uzak Doğu/ şeklinde tanımlanmaktadır ve kısaca bugün dünyaya hakim gücün değişme süreci gerçekleşirse, bu bölgelerin adı da aynı şekilde değişmesi, bir ihtimaldir. Örneğin, Çin’in süper güç haline gelmesi durumunda günümüz Ortadoğu’su Çin için Ortabatı olabilir ve İngiltere-ABD kıyıları Uzakbatı olabilir. Bunlar belki kulağa tuhaf geliyor ama sistemin gerektirdiği şekilde anılmalar sonucu oluşuyor bu bölgeler.

cografik-bolgeler

Peki günümüz Ortadoğu bölgesi hangi ülkeleri içerisinde barındırıyor?

İşte bu, tam bir bilmece. Bir çok Ortadoğu uzmanı bölge için farklı ülkeler saymaktadır.  İşe Kuzey Afrika ülkeleri ile Afganistan-Pakistan’ı da dahil ederek Türkiye ile birlikte bu ülkeler birliğini 20’li sayılara çıkaranlar da mevcut. Aynı şekilde Türkiye ve az önce zikredilen ülkeleri çıkartıp, Suriye, Irak, İran, İsrail, Filistin, Lübnan, Ürdün, Suudi Arabistan, Katar, B.A.E, Umman ve Yemen gibi ülkelerle çekirdek bir Ortadoğu tanımlaması yapanlar da mevcut.

ortadogu-neresi

Bugün Ortadoğu’nun neresi olduğunu görmek istiyorsak, nerede ateş var ve nerede petrol veya petrol güzergahı varsa ona bakmamız gerektiğini düşünüyorum. Türkiye de bir Ortadoğu ülkesidir. Buna yukarıdaki çekirdek kadro da dahildir. Bunlar birebir toprak parçası olarak dahil olan Ortadoğu ülkeleri. Peki, toprağı olmayıp da Ortadoğu ülkesi olanlar?

Bugün bunların başını Rusya çekmektedir. Ne kadar çekilmiş olsa da, ABD çekmektedir ve Çin çekmektedir. Çok ilginç bir bilgi, bugün Suriye’de savaş devam ederken bölgede Huawei firmasının fiber optik kablo döşemesini neyle açıklayabiliriz?

Kısaca, ABD, Rusya, Çin, Türkiye ve çeşitli Avrupa ülkeleri ile birlikte yukarıda verdiğimiz “çekirdek kadro” Ortadoğu ülkeleridir diyebiliriz. Bu Ortadoğu ülkelerinin içerisinde çeşitli ittifak arayışları ve süreçleri söz konusudur. Karar Gazetesi’nden Sayın Galip Dalay’ın da dediği gibi “Bölge artık ‘dün’ de yaşamıyor; düne ait statüko temellerinden sarsıldı. ‘Dün’ sadece bir siyasal sistemi değil, bir siyasal psikolojiyi de ifade ediyordu”.

Özellikle Arap Baharı (ayaklanması) süreciyle yerinden oynayan bölge dinamikleri, henüz yerine oturmuş değildir. Bölgede çeşitli güçler otorite kurma yarışında birbirleriyle çıkar ilişkilerine girmektedir. Yine Sayın Dalay’ın dediği gibi “Dünün statükosu sarsıldı, yarının ki ise henüz tesis edilmedi; dolayısıyla, bugün yaşadığımız bir geçiş dönemidir. Bu dönem hem uzun sürecek hem de yeni statüko arayışlarının güçlü ve şiddetli olacağı bir dönemdir.” Bu statüko arayışı, yani bir otoritenin çıkma süreci sancılı olacak gibi duruyor. Türkiye ve Suudi Arabistan’ın yakınlaşması, bölgede İran statükosuna engel olma amaçlıdır. Rusların, Suriye’ye girişi sonrası tamamen Türkiye karşıtı tavır alan İran’ın, bugün bir nebze de olsa yumuşaması “Acem Diplomasisi” adlı çıkarlarını kaybetmeye başlamasının tezahürü olarak okunabilir. Türkiye, İran’ın bölgedeki en büyük enerji müttefiklerindendir ve Rusya’nın alanda İran’ı dışlaması, İran’ın elini kolunu bağlamıştır. Son zamanlardaki iletişim sıklığının sebebi de bu olsa gerek. (Davutoğlu’nun İran ziyareti ve Ruhani’nin İİT toplantısı sırasında Saray’da Erdoğan ile özel görüşmesi)

suudi-arabistan-iran-turkiye

Bölgenin 3 atlı süvarisinin (Türkiye-İran-Suudi Arabistan) birbirlerini sıkıştırmalarına ek olarak, bir de Amerikan-Rus ittifakı, bölgeyi iyice cadı kazanına çeviriyor. Özellikle bu hafta Obama’nın Suudi Arabistan ziyaretinde, ABD’nin eskisi gibi hoş karşılanmayacağının mesajı verilmesi –Obama’yı Vali’nin karşılaması- bölgede ABD’nin etkinlik derecesini gösteriyor. Arap Baharı sonrası savaş meydanına dönen geçmişin kudretli ülkeleri ise bugün “failed state” olarak anılıyor. Ortadoğu’nun merkezinde zuhur eden ve neredeyse tüm bu ittifakların ortak düşmanı haline gelen IŞİD, nedense yok edilemiyor. Peki bunca girift hal almış ittifaklar, yangın yerine dönmüş topraklar, petrol savaşları, çıkar çatışmaları ve IŞİD belası varken İsrail ne yapıyor?

Pek de sesinin çıktığı söylenemez…

Emre Amir

StratejikOrtak.com Yazarı

2 YORUMLAR

  1. Yazınız için teşekkürler. İnşallah bu yazınızı “müttefik ve düşman olgusu” minvali üzerine daha da genişletirsiniz. Ya da “müttefik ve düşman olgusu” nu daha detaylı işlediğiniz, bu yazının devamı sayılabilecek ikinci, üçüncü yazıları da yazarsınız.

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here