‘Ermeni Soykırımı’ İftirası

1915 yılında yürürlülüğe giren Tehcir Kanunu ile birlikte, memleketteki Ermenilerin Musul, Halep vilayetinin doğusu ve Suriye vilayetinin doğusuna tehcir edilmeleri kararı alınmıştır. Bu tehcir, başlangıçta cephelerimizin güvenliğini sarsacak bölgelere uygulanmak istenirken, Adapazarı, İzmit gibi bölgelerde Ermenilere ait bomba ve silahların ortaya çıkması, Ermeni halkının Ruslar için casusluk yapması, Maraş’ta komiteci Ermenilerin isyan etmesi gibi durumların sonucunda başka bölgelerdeki Ermenileri de kapsamaya başlamıştır.

Bu olaylara rağmen Ermeni halkına kin gütmeyen Osmanlı, güçsüz kadınlar, askeri imalathanede çalışanlar, Ermeni mebus ve aileleri, yetimhanedeki öğretmenler, çocuklar ve Ermeni memurlar gibi bir kısım Ermeniyi tehcirin dışında tutmuştur. Buna ek olarak İstanbul’da yaşayan 70.000 Ermeni tehcire tabi tutulmamıştır.

Peki ne yapmış bu Ermeniler ?

Ermeniler çeşitli alanlarda devleti yıpratmak için çalışmalar yapmış, terör faaliyetleri içerisinde olmuştur. ”Ermeni Rüyası” diye adlandırdığımız düşüncenin ortaya çıktığı 1870’li yıllardan başlayarak büyük bir hareketlenme içerisinde olan Ermeniler, Avrupalı devletlerin de dikkatini üzerlerine çekerek ilk olarak bu düşünceyi Berlin Kongresi’nde ortaya atmışlardır. Bu yıllarda başlayan düşüncelerin sonucunda kendi devletlerini kurmanın hayaliyle, 1914 yılının sonbaharında bulundukları vilayetlerde gönüllü birlikler oluşturmaya başlamışlar ve Ruslarla birlikte işbirliği içine girmeye hazır hale gelmişlerdir.

Robert Koleji müdürü Cyrus Hamlin’in ihtilalci bir Ermeni ile yaptığı görüşmede şu sözler yer almıştı:

“Bütün Osmanlı imparatorluğunda kurulmuş bu Hınçak çeteleri Türkleri ve Kürtleri öldürmek için fırsat gözetecekler, bunların köylerini yakacaklar ve sonra dağlara çıkacaklar. O zaman hırstan kudurmuş İslamcılar ayaklanacak ve savunmasız Ermenilere hücum edecekler. Rusya, insanlık ve Hıristiyan uygarlığı adına içeri girecek ve Anadolu’yu zaptedecek.”

Bunun sonucunda bir sürü Müslüman’ı öldüren bu oluşumlardır ki 17 Ağustos 1895 tarihinde (Zeytun İsyanı olarak geçer) iki zaptiyeyi ağaca bağlayıp yakmışlar; bunun da ilerisine gidip daha sonradan 21 Temmuz 1905 tarihinde Sultan Abdülhamid’e (Yıldız Suikastı olarak geçer) suikast düzenlemişler, lakin başarılı olamamışlardır.

Ve daha sonra I. Dünya Savaşı başladığında Marsilya’da yaşayan Türk Ermenileri, Ermeni’nin Fransa’ya silah doğrultmayacağı açıklamasını yapan bir beyannameyi yayımlamışlardır. Savaş başladığında ise vaziyetler aynen böyle olmuş, hatta Doğudaki Ermeniler savaş sırasında Rus ordusuna sığınmışlardır. Ermeni kaynaklarında, düzenli veya gönüllü birliklerle beraber aktif olarak 206.000 Ermeninin cephede Osmanlı karşısında yer aldığı belirtilmektedir. O bölgelerde 1915-1918 yılları arasında bu insanların yaklaşık 600.000 kadar Kürt’ü de katlettikleri söylenmektedir.

Saçma olan şudur ki, 700 yıl boyunca Ermenileri içinde barındıran Müslümanlar neden bir anda böyle bir “katliam” yapmayı istemiş olsunlar?

Buna ek olarak tehcir sırasında güvenliğin sağlanması için birçok yasa öne sürülmüş, hatta bu yasaya uymayan 1397 görevli çeşitli cezalara çarptırılmışlardır.

Bugün bizi karalamak adına dünyanın her yerinde bu tehcir olayının sebebine ve nasıl yürütüldüğüne bakmadan yorum yapan insanların amacı ve düşmanlıkları bellidir.

Ermeni Olayları toplamında ölen Ermeni sayısı 300.000 iken, Müslüman tebaanın kaybı 1.200.000 kişidir. Bilmem kaç asır boyunca yaşadıkları vatana ihanet eden bu insanların tehcire tabi tutulmaları normaldir. Anormal olan şey, yalnız Nagazaki’de 70.000 insanı bir bombayla öldürenlerin hümanist geçinip bizim karşımızda bu iftiralara destek vermesidir.

Uzun lafın kısası; bu olaylar, o dönemde Rusların bizim üzerimize oynadığı oyunlardan birisidir. Marksist yapılarından dolayı Ermeni halkının bile sevmediği Ermeni komiteciler, bir sürü masum insanın evinden olmasına vesile olmuşlardır. Bizim tarafımızdan ise, yapılan haklı bir tehcirdir.

ERMENİ SOYKIRIMI YOKTUR.

Emre Yıldırım

StratejikOrtak.com Yazarı


*Yazmış olduğum makaledeki her ifade internette ve çeşitli kitaplarda yer almaktadır.

Kaynakça:
İlker Başbuğ – Ermeni Suçlamaları ve Gerçekler
Kâmuran Gürün – Ermeni Dosyası
Guenter Lewy – Osmanlı Ermenilerine Ne Oldu?
Justin McCarthy – Ölüm ve Sürgün

5 YORUMLAR

    • he yani başkası kötü bişey yaptı diye bende kötü olabilirim diyorsun.
      başkası köprüden atladı diye sende mi atlayacaksın derler.
      onlar belki çeteler kurdular veya ajanlık yaptılar, peki sivil insanların suçu ne topraklarından atılıyorlar.
      türklerin yaptığı dağdan(ortaasya bozkırı) gelip bağdakini(anadolunun yerlileri) kovmak değil mi?
      bugün hala o tehcir edilenlere toprakları malları iade edilmedi

  1. ermenilerin tehcir edildiği çok açık.
    hiç bir millet yoktur ki tehcir edilirken aç ve susuz kalmasın, doğum sırasında sağlık hizmeti olmadığından anne ve bebek ölümü olmasın.
    üstelik onlar dağlık ve soğuk yurtlarından sıcak çöl bölgelerine sürülüyorlar bu açık açık niyetleri belli ediyor. tehcirin bir insanlık suçu olduğu bir dünya gerçeği bunu davutoğluda söylüyor.
    ayrıca başkalarının yaptığı katliamlar bunu meşru kılmaz.
    başkalarıda yapıyor diye bizde soykırım yapamayız.

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here