NATO-Rusya Mücadelesi: Rusya Suriye’den Çekildi

Rusya Suriye’deki askeri varlığının yarısını ülkeden çekti. Bu hamleyi Rusya’nın ekonomik durumuna bağlayan da oldu, Rusya’nın Suriye’de kaybettiğini ve bataklığa batmadan Suriye’den çekildiğini söyleyende. Aslında en gerçekçi yorum Rusya’nın Suriye’de rejime verdiği desteğin yeterli olduğu ve ekonomik sıkıntılarla birlikte bataklığa batmadan ülkeden çekildiği yorumu. Esad güçlerinin bir çok bölgeyi ele geçirmesi de bunu gösteriyor. Peki şimdi ne olacak?

Rus dış politikasının Putin dönemine baktığımızda dikkat çeken bir iki nokta var. Bunlar Doğu Avrupa ülkeleri ve Rusya’nın buralardaki etkinlik kaybı. Rusya, Ukrayna ve Gürcistan’a müdahale etmeden önce Batı’ya dedi ki, buralar benim bölgem, ne Avrupa Birliği ne de NATO buralara gelmeyin. Ancak Avrupa Birliği’de NATO’da bu iki ülke hükümetleriyle anlaşmalarda bulundu ve ülkelerin politikaları Batı’ya kaymaya başlıyordu. 2008 Gürcistan-Rusya Savaşı çıkmadan önce hükümete uyarılarda bulunan Rusya, kendini dinletemedi ve bu ülkeye fiilen saldırıda bulundu. Aynı şekilde Ukrayna’da ki gelişmelerde buna paralel gerçekleşti ve 2014’te Ukrayna’da savaş başladı. Savaş sonrasında Kırım Rusya tarafından işgal edilip, ilhak edildi. Kısa ön bilgiyle anlatılan bu iki olayın temelinde ise Batı-Rusya çekişmesi söz konusuydu. Çünkü Ukrayna ve Gürcistan’da hükümetler Batı’yla çok sıkı işbirliklerine girmeye başlamıştı.

Evet. Asıl sorumuza gelecek olursak, şimdi ne olacak?

Rusya nato savaşı
Rusya Devlet Başkanı Putin, Rusya’nın iki farklı bölgede askeri varlığını finanse edebilecek kabiliyette bir ülke olmadığını biliyor. Bunun içinde 2008 Gürcistan’a, 2014’te Ukrayna’ya, 2011’de başlayan Suriye İç Savaşı’nda Esad rejiminin büyük güç kayıplarından sonra da 2015 Eylül’de Suriye’ye müdahalede bulundu. Bu üç müdahale yine ABD güdümündeki Batı ile Rusya mücadelesinin birer sonuçlarıydı. Rusya çekildi ve şimdi gözü Ukrayna’daki gelişmelerle birlikte Avrupa’ya dikti. Çünkü eski Sovyet ülkelerinin çoğu Avrupa Birliği’ne dahil edildi yada Avrupa Birliği’yle yakın işbirliği içerisinde. Rusya için en tehlikelisi ise bu ülkelerin NATO’ya üye olması ki, çoğu Rusya’nın kırmızı çizgisi. Aralık 2015’te NATO’nun Karadağ’a davette bulunmasına karşılık Rus yetkililer, “karşılık vermek zorunda kalacağız” açıklamasında bulunmuştu. Dün yani 15 Mart’ta ise Rusya’nın kırmızı çizgi olarak açıkladığı ‘Polonya’nın NATO üyeliği’,  Polonya Savunma Bakanı’nın Temmuz 2016’de NATO’ya tam üye olacaklarını açıklaması sonrasında dikkatleri bu yöne ve Rusya’nın tepkilerine çevirdi. Çok ayrıntıya girmeden sorumuza tekrar dönüp yazıyı topralayalım.

‘Şimdi ne olacak?’

Anlaşıldığı üzere Rusya, Batı ile Avrupa’da ki çekişmesine geri dönecek. Bu dönüşte ise Rusya’nın Karadağ ve Bosna Hersek’teki Sırp ayrılıkçılarını destekleyerek ya da Makedonya ve Kosova’daki etnik çatışmaları kışkırtarak Balkanları istikrarsızlığa sürükleyeceği düşünülüyor. Bildiğiniz gibi Rusya’nın bu ülkelerde gerek Ortodoksluk bakımından gerekse siyasi bakımından eli güçlü. Bu ülkelerdeki hükümetler Batı yanlısı politikalar izlese de, halk arasında ‘karışıklık’ çıkarabilecek güçte olan Rusya’nın, bu ülkelere yoğunlaşacağı ve etkinlik arayışını Ukrayna gibi askeri yönlerden deneyebileceği tahminleri ağır basıyor. Putin Rusya’sının ne yapacağı tam olarak kestirilemese de, başta Almanya Şansölyesi Merkel ve diğer AB liderlerini zor günlerin beklediğini söylemekte yarar var.

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here