Cumhurbaşkanı’nın Batı Afrika Ziyareti ve İlkler

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Batı Afrika ziyareti ve ziyaret edeceği ülkelerle ekonomik ilişkilere dair bilgi edinebileceğiniz ‘Ufuk TEPEBAŞ’ imzalı bu yazı, gündemi takip edenler için faydalı olacaktır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrika Ziyareti

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 28 Şubat – 3 Mart tarihleri arasında Fildişi Sahili, Gana, Nijerya ve Gine’ye resmi ziyaretlerde bulundu. Fildişi Sahili ve Gine ziyaretleri, Cumhurbaşkanlığı düzeyinde Türkiye tarafından gerçekleştirilecek ilk ziyaretler olarak kayıtlara geçecek.

Bahsi geçen dört ülkenin de Afrika’nın batısında yer alması ve Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) üyesi olması, Türkiye’nin 15 ülkeyi bünyesinde barındıran ECOWAS ile bugüne kadar sınırlı kalmış ilişkilerine ivme kazandırabilmesi adına bir fırsat oluşturacaktır. Zira ECOWAS, Afrika ile siyasi, ekonomik ve ticari ilişkilerini geliştirmeyi arzulayan ülkeler açısından en cazip bölgesel ekonomik topluluklardan birisi olarak kabul görmektedir.

Ziyaret programındaki Fildişi Sahili, Gana ve Nijerya’yı süregelen çeşitli sorunlarına karşın, kalkınma potansiyeli yüksek Afrika ülkeleri olarak nitelendirmek mümkündür. Bilhassa gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin bu üç ülkeye yönelik politikaları, bu tespiti doğrulamaktadır. Gine ise siyasi istikrarsızlık ve güvenlik sorunlarından ötürü diğerlerine nazaran daha geri planda kalmaktadır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilk durağı konumundaki Fildişi Sahili, kalkınma sürecinin kavşağında yer almaktadır. Zira Alassane Outtara’nın yakın geçmişteki seçimlerden zaferle ayrılarak güven tazelemesi üzerine gözler, kalkınmanın önünü açacak gerekli reformlara çevrilmiştir. Yabancı yatırımların yönelmeye başladığı ülkede özellikle başkent Abidjan’ın altyapı yatırımları ile yükselen bir marka haline geldiği görülmektedir. Ayrıca 2001 yılındaki iç savaş nedeniyle Abidjan’daki merkezini Tunus’a taşımak zorunda kalan Afrika Kalkınma Bankası’nın geçen yıl yeniden ülkeye dönmesi, Fildişi Sahili açısından önemli bir artı olmuştur. Türkiye ile Fildişi Sahili arasındaki ticaret hacmi, geçtiğimiz yıl 390 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.

2001 – 2010 dönemindeki atılımları sayesinde dünyanın en hızlı büyüyen ilk on ekonomisi arasında yer alan Gana da gözde yatırım merkezlerinden birisi olmakla birlikte ulusal para birimi cedinin değer kaybı, yüksek enflasyon ve faiz oranları, petrol, altın ve kakao fiyatlarındaki düşüş nedeniyle son iki yıldır sıkıntılı bir süreçten geçmektedir. Buna karşın, Akra Hükümeti’nin yeni bir havayolu inşa etme hedefi, Tema Limanı’nın genişletilmesi projesi ve enerji üretimi konusunda Dünya Bankası tarafından sağlanan büyük çaplı finansal destekler, Gana’nın Afrika genelinde göz ardı edilemeyecek bir ülke olduğu gerçeğini gözler önüne sermektedir. Türkiye’nin Gana ile ticari ilişkileri, tıpkı Fildişi Sahili örneğinde olduğu gibi sınırlı sayılabilecek bir düzeydedir. Nitekim 2015 yılında Gana ile ticaret hacmimiz 400 milyon dolar düzeyinde kalmıştır. Buna karşın, gerek Gana gerekse Fildişi Sahili, Türkiye’nin Afrika’daki yeni ekonomik partnerleri olabilecek potansiyele sahip ülkelerdir.

Son yıllarda yakalamış olduğu yüksek büyüme oranları ve 170 milyonu aşan nüfusu sayesinde Afrika’nın en büyük ekonomisi konumuna erişen Nijerya ise yeni Devlet Başkanı Buhari’nin önderliğinde mevcut sorunlarını asgari düzeye indirgemeyi ve ekonomisini dönüştürmeyi hedeflemektedir. Kötü yönetim, yolsuzlukların yaygınlığı ve terörizm tehdidine karşın Nijerya, Afrika’da en fazla yatırım çeken ülkelerin başında gelmekte ve yabancı yatırımcılar tarafından fırsat / risk matrisinde “yüksek risk – yüksek mükafat” aralığında gösterilmektedir. Türkiye’nin Nijerya ile ticaret hacmi 2014 yılında 2,4 milyar doları aşsa da geçtiğimiz yıl 1,1 milyar dolara kadar gerilemiştir.

2003 yılından itibaren belirgin atılımları sayesinde Afrika’nın stratejik ortağı haline gelen Türkiye, son yıllarda karşılıklı olarak açılan Büyükelçiliklere ve ticaret müşavirliklerine ilaveten THY ve TİKA gibi aktörlerinin başarılı girişimlerine karşın, Afrika’da irtifa kaybetmiş, ayrıca Afrika’nın diğer stratejik ortaklarının buralardaki atılımlarına karşı gerekli reaksiyonu gösterememiştir. Nitekim Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, Başbakanlığı döneminde, Afrika ile 2015 yılı sonunda 50 milyar dolarlık ticaret hacmini hedeflediklerini ve bu hedefe ulaşılması konusunda kararlı olunduğunu vurgulasa da söz konusu ticaret hacmi 19,4 milyar dolara gerilemiştir.

Dolayısıyla, söz konusu dört ülkeye yapılacak ziyaretlerden karşılıklı kazanımlar elde edilmesi, Afrika ile ziyaret trafiğinin sürdürülmesi, somut anlaşmalarla ekonomik ve ticari ilişkilerin canlandırılması ve 2019 yılında icra edilmesi planlanan 3. Ortaklık Zirvesi’ne mental açıdan iyi hazırlanılması, Türkiye – Afrika ilişkilerinin yeniden ivme kazanmasına vesile olacaktır.

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here