‘Bağımsız Kürdistan’ Sınırları ve 140. Madde

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Musul’un kuzeyi Rabia’dan başlayıp ülkenin doğusundaki Diyala il sınırlarına kadar hendek kazacağı söyleniyor. Bu hendek kazma çalışmasının ise Irak’ta tartışmalı bölgeler olarak bilinen kentlerde yapılması bölgedeki Türkmen ve Arapları kızdırdı. Çünkü bu hendeklerin ‘Bağımsız Kürdistan’ sınırlarını çizdiği söyleniyor.

kuzey ırak hendekleri
Görsel: Anadolu Ajansı

Irak Anayasası’nda (140. Madde) tartışmalı bölge olarak adlandırılan, Musul ve ona bağlı Sehil Ninova, Şihan, Hamdaniyye, Tilkef, Zummar, Sincar, Kerkük ile Salahaddin vilayetine bağlı Tuzhurmatu, Diyala’ya bağlı Hanekin, Mendeli ve Bedre bölgelerini kapsıyor. Bu madde, bu bölgenin ‘Kürtleşmesine’ imkan sağlarken, Türkmen ve Araplara burada yaşama imkanı sağlamıyor.

Bu bölgeler, merkezi Bağdat hükümetiyle Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) arasında paylaşılamayan yerler olarak biliniyor. Anayasanın 140. maddesi, 2007 sonuna kadar nüfus sayımı ve referandum yapılarak sorunlu bölgelerin, IKBY’ye veya Bağdat’a bağlanmasını şart koşuyordu. Ne var ki 140. madde Kürt, Türkmen ve Araplar arasında uygulamadaki uyuşmazlıklardan ötürü 2007 yılı sonunda yürürlükten düşmüştü.

Günümüzde Irak’ta ki ‘tartışmalı bölgelerin’ durumu
IŞİD saldırıları sonrasında da Irak ordusunun bu bölgelerden çekilmesi sonucu ‘tartışmalı bölgelerin’ birçoğuna peşmerge yerleşmişti ve IŞİD’in kontrol ettiği bazı bölgeleri peşmerge IŞİD’den geri almıştı.(stratejikortak.com) Bunun üzerine IKBY lideri Barzani ise ‘Biz 140. maddeyi uyguladık ve bu madde artık gerçekleşti. Bundan sonra bunun üzerine konuşmayacağız’ demişti. Hatta Kürdistan İslam Birliği Partisi’nin yöneticisi espiriyle karışık “IŞİD’e teşekkür borçluyuz, sayelerinde devletimiz oldu.” demişti.

bağımsız kürdistan haritası
Tahmini ‘Bağımsız Kürdistan’ haritası, hendek sınırlarıyla oluşturulmuştur. Görsel: StratejikOrtak
 Hendek Tartışmasına 3 Cepheden Yorumlar 



Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Cephesi
IKBY’nin Tartışmalı Bölgelerden Sorumlu Bakanı Nasrettin Sait: “Birinci hedefin, terör örgütü DAEŞ’in Peşmerge cephelerine yönelik yaptığı bombalı saldırılardan korunmak. İkinci hedefin ise Irak merkezi hükümetin bu bölgeleri koruyamaması ve 140. maddeye göre tartışmalı bölgelerin sınırlarının çizilmesine yardımcı olmak. Fakat tartışmalı bölgelerin hepsi tam olarak Peşmerge güçlerinin kontrolünde değil. Bu yüzden bin kilometre boyunca hendek kazıldığı iddiaları doğru değil” diyor.

Barzani’nin liderliğindeki partinin (KDP) Başkanlık Konseyi Üyesi Ali Avni de:
“Hendekler tamamen bölgenin güvenliğini sağlamak ve DAEŞ’in saldırılarını engellemek için kazılmıştır” açıklaması yaptı.

Türkmen Cephesi
Kerküklü Türkmen Milletvekili Hasan Turan barzani Kürt Yönetiminin hendek kararını “emrivaki siyaseti” olarak yorumluyor ve ekliyor “Bu hendek Türkmen bölgelerini ikiye böldüğü için endişeliyiz. Hendeğe dahil edilen bölgelerin yanında bazı yerler hendeğin dışında kalıyor. Hendek çalışması siyasi amaç ve hudut çizme girişimi olursa buna karşı dururuz”

Iraklı Türkmen eski milletvekili Fevzi Ekrem ise, “Irak’ı Kürdistan, Şiistan ve Sünnistan diye üç ayrı yapıya bölmek için uluslararası plan var” diyerek, bunun Türkmen nüfusunun yoğun olarak bulunduğu tartışmalı bölgeler üzerinde hayata geçirilmek istendiğini savunuyor.

Irak Cephesi (Merkezi Bağdat Yönetimi)
Irak Meclisi Savunma ve Güvenlik Komitesi üyesi Macid Garravi ise, IKBY’i ülkenin içinden geçtiği güvenlik durumunu ve DAEŞ ile savaşı fırsat bildiğini ve DAEŞ ile savaşla meşgul olunduğundan dolayı hendekler yüzünden Bağdat Yönetiminin Kürtlere karşı yeni bir cephe açamayacağını söylüyor. Bu hendek politikasının sonuçlarının Kürtlerin büyük rüyası olan “bağımsızlık” için sınırların çizilmesinin ön hazırlığı olduğunu da sözlerine ekliyor.

Kaynak:
http://www.aljazeera.com.tr/haber/barzaniden-kerkuk-mesajlari
http://www.aljazeera.com.tr/blog/irak-kurtleri-dogru-zamani-ariyor
http://aa.com.tr/tr/dunya/ikby-bagimsizlik-icin-sinirini-mi-ciziyor/503372

2 YORUMLAR

  1. Kadir Bey, oynanan büyük oyunun farkında değilsiniz, hiçbir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Kürt bu vatanı bırakıp ailesini, servetini, mal varlığını, çocuklarını bırakıp bu ülkeden gitmek istemez. Yani Kürdistan kurulduğunda burayı bırakıp oraya gideceklerini düşünüyorsanız avunuyorsunuz. Maalesef bu yıllardır dilden dile dolaşan fakat Irak fiiliyatta bölünmesine rağmen olmayan bir garip düşüncedir.

    1-2006’da Irak resmi olmasa da fiili olarak 3’e bölündü.
    2-2016’da Suriye resmi olmasa da fiili olarak 3’e bölündü. Suriye Merkezi Hükümeti, Pyd, Öso. Bunlardan İşid ve El-Nusra’yı saymıyorum çünkü onlara ait gibi gözüken topraklari Merkezi Hükümet, Pyd ve az da olsa Öso tarafından paylaşılacak.
    3- Abd ve İsrail’in 10 senede bir işleyen Ortadoğu politikası yani Ortadoğu’yu küçük derebeylikler haline getirme projesi devam ediyor.
    4- Bu proje kapsamında, İran ve Türkiye birbirine karşı mezhep savaşı yürütmek yerine birlik olmalıdır.
    5-Peki neden? 2026 yılında İran veya Türkiye Abd ve İsrail’in istekleri doğrultusunda bölünecektir. 2036 yılında kalan ülke de iç savaşa sürüklenerek bölünme sürecine götürülecektir.

    Bizim yapmamız gereken acilen Şangay İşbirliği Örgütü ile ikili toprak bölünmezliği anlaşması imzalamaktır. Ayrıca Suriye ve Irak’ta mezhepçi söylemleri terk ederek, Müslüman kardeşlerimizle özveri ile işbirliği yapmaktır. Barzani’ye verilen destek bir gün başımıza bela olacaktır. Peşmerge’den dost olmaz. Ülke yıkanın ülkesi olmaz. Dikkat edin, Türkiye dış politika manevraları yapmasına rağmen gün geçtikçe yalnızlığa ve güçsüzlüğe itiliyor.

    Sovyetler tehditine karşı oluşturulan NATO günümüzde işlevselliğini yitirmiştir. NATO ve CIA ülkemizde sürekli olarak darbe altyapısı oluşturmuş ve darbeleri her ne kadar kınar gözükse de cuntalara destek vermiştir. Ayrıca ülkemizde derin devlet yapılanmalarına MOSSAD ve CIA sızmıştır.

    1-Darbelerden korunmak ve başka ülkelerin huzurunu bozacak saldırıların durdurulması adına NATO ülkeden def edilmelidir.

    2-NATO ülkelerini koruyan Malatya Küresel Füze Kalkanı projesi iptal edilmelidir.

    3- Bu devlet aslında Adnan Menderes’ten önce başlayan İsmet İnönü zamanına denk gelen Abd kuklalığı sıfatından kurtulmalıdır. Abd’nin taşeronluğunu bırakmalıdır. Tam anlamıyla bağımsızlık yeniden tesis edilmelidir.

    4- Cemaat ve tarikat gibi yapılanmalara devlet kontrolü getirilmeli, içlerinde bulunan CIA ve MOSSAD ajanları yargılanmalıdır.

    Bağımsız ve toprak bütünlüğünü koruyan Türkiye bunlar ve daha fazlası ile mümkündür.

  2. Merhaba, yayınladığınız her haritaya ve bu ortamdaki her makaleye değer veriyorum ve zevkle okuyorum. Kaçınılmazdan kaçınamazsınız. Gücünüz yetiyorsa engel olursunuz yetmiyorsa kontrollü bir şekilde olmasını sağlarsınız. Irak ve Suriye Devletleri ARTIK yok. Fiilen lağvedilmişlerdir. Irak coğrafyasında bir Kürdistan var. Kürt milleti var. Tarihi geri çeviremeyiz. 100 yıldır varlık mücadelesi veren bir topluluk millet oluşumunu tamamlamak üzeredir. Dünya tarihinin en genç milleti Kürtlerdir. Merkez coğrafyada var olan milletler; Araplar, Persler, Kürtler ve en son gelen biz Türklerdir. (Yahudileri ve Ermenileri ve Gürcüleri ve minor azınlıkları saymamak haksızlık olur ama içinden gelmiyor.) Önce bu 4 kadim kavmin nasıl yaşayacaklarına karar vermesi gerekiyor. Demografik olarak iç içe yaşayan bu milletler artık eskisi gibi aynı mahallede oturamazlar ve yaşayamazlar. Nüfus hareketi ve göçler ve tehcirler bu coğrafyada olmaya devam edecektir. Türkiye’deki Kürtler, İran’daki Türkler ve Irak + Suriye’deki Kürtler mevcut ” devlet yapılanmaları içindeki PROBLEM merkezleri olarak görülüyor ve asimile edilmeye çalışılıyor veya çalışılıyordu. MÜMKÜN OLMADI. 4 milyon Iraklı Kürdün Irak toplumu içinde yaşaması mümkün değildir. Ama, Irak Kürdistan’ın daki siyasi parçalanma ( Talabani ve Goran Hareketi ) mevcut Kürt Bölgesel Yönetiminin BAĞIMSIZLIK fikrini ve referandumunu geciktiriyor ama dedik ya kaçınılmazdan kaçamazsınız. Musul’un Kuzeyi ve Kerkük bugün değil, 2002 aralık ayında Kürtler tarafından denetlenmeye başladı, bugün değil. Doğal olarak Türkiye’nin bu bölgelerdeki iddiası da fiilen bitmiştir. Önümüze bakalım. Irak’taki Türklerin kıbleleri Bağdat olduğu müddetçe rahat yüzü görmeleri mümkün görünmüyor. DAEŞ sonrası Klasik Sunni toplumu kendine bir yol çizmek durumunda. 2017 yılında Irak’a geçmesi muhtemel Tarık Haşimi, Ramadi merkezli OLASI Sunni Arap Devletinin ( Suriye’deki Sunni Araplar’ın yapacağı gibi ) oluşumunu yapacaktır. Bu durumda evli evine köylü köyüne. Irak genelinde; Kürtler Erbil’e, Şii Araplar Bağdat’a ve Sünni Araplar ise Ramadi’ye bakıp kendi bölgelerine çekileceklerdir. Bu durumda, Türkiye’deki Kürtler de artık tercih yapacaklardır. 15 milyon Kürt 80 milyonluk Türkiye toplumunun EŞİT ve ONURLU birer vatandaşı mı olacaklar yoksa Erbil mi diyecekler? Giderken toprak götürebilirler mi? Hayır. Bir de bu şekilde deneyelim merkez coğrafyayı bakalım. BAKALIM HUZUR GELECEK Mİ? Saygılarımla,

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here