The Weatherman: ABD’ye Başkaldıran Gençler

ABD’de 1960’lı yıllarda kurulan “The Weather Underground”, öncelikli olarak Vietnam Savaşı’na ve ABD’de yapılan ırkçılığa karşı ortaya çıkan radikal bir gruptur. “The Weatherman” ismini Bob Dylan’ın “Subterranean Homesick Blues” şarkısındaki “You don’t need a weatherman to know which way the wind blows” cümlesinden almışlardır.

Örgüt, ilk başta “Students for a Democratic Society” (ABD’de başlayan bir öğrenci eylemci harekettir. O yıllarda ülkede Yeni Sol’u temsil eden bir ikondu. Amacı; savaşları durdurmak ve hükümetin yaptığı haksızlıklara karşı çıkmaktı) grubuna bağlıydı. Ancak sonradan SDS’den ayrılarak kendi örgütlerini kurmuşlardır. SDS’den ayrılma nedenleri de, SDS’in şiddet yanlısı olmamasıydı. The Weather Underground üyeleri, bir toplantıda “Ne savaşı durdurduk ne de ABD Hükümeti değişti! Eğer şiddet kullanmazsak amacımıza ulaşamayız!” diye sitem ederek SDS’den ayrıldılar.

Kendilerini devrimci komünist olarak adlandıran bu grup, 1969’da Chicago’da düzenledikleri “Days of Rage” günlerinde, dükkanlara ve arabalara karşı yaptıkları vandalizm ile adlarını duyurdular. Ancak Vietnam Savaşı’na karşı olduklarını söyleyen bu grup, daha ilk eylemlerinde adlarını duyurmak için halka ve kamu mallarına zarar vermeleri, kendilerine olan desteği az da olsa azaltmaya başladı.

Ancak bu onları durdurmaya yetmedi. Belirledikleri amaç uğrunda aynen devam etmeye kararlıydılar. Bunun üzerine de, ABD’nin dışarıya yaptığını ABD’ye yapmak istediler. Bu nedenle de bir polis balosu bombalamaya karar verdiler. Ancak bomba düzeneği hazırlanırken, bomba ellerinde patladı ve 3 örgüt üyesi hayatını kaybetti.

Bu durum ABD hükümeti için bardağı taşıran son damla oldu ve bu olayın üzerine FBI, örgüt üyeleri hakkında arama kararı çıkardı ve yoğun bir şekilde çalışmalara başlandı. Örgüt üyeleri de bunun üzerine yeraltında saklanmaya ve planlarını burda yapmaya başladılar (Zaten örgütün ismi de burdan gelmektedir.).

Bazı örgüt üyeleri için FBI tarafından çıkarılan arama kararları

Ancak bu durum, örgütün eylemlerinin kısıtlanmasına ve hükümete karşı istedikleri gibi hareket etme olanaklarının oldukça düşmesine neden oldu. Ancak yine de, her türlü şiddeti legal kabul edip, yollarında devam ettiler. Ancak bu şekilde 1970’lerin umutsuz radikal örgütlerinden biri haline gelmeye başladılar.

SDS’den ayrıldıktan sonra, üniversite gençliğinden ziyade işçi sınıfındaki gençleri daha devrimci gördükleri için, işçi sınıfını yanlarına çekmeye çalıştılar. Bunun yanı sıra, yeni kurulan bir örgüt oldukları için ve Vietnam Savaşı’na karşı olduklarından dolayı, yanlarına aynı amacı güden bir başka grup olan Kara Panterler’den (O dönemde, ABD’de siyahilerin haklarını savunan grup) de  destek almaya çalıştılar. O dönem Kara Panterler’in lideri Luther King de Vietnam Savaşı’na şiddetle karşı çıkıyordu. Hatta The Weather Underground, George Jackson (21 Ağustos 1971’de, hapishanede gardiyanlar tarafından öldürülen, ABD emperyalizmine dönük itinalı analizi ve isyankârlığı ile kendi kuşağının devrimcilerine ilham vermiş bir isim) öldürüldüğünde, bir bombalı eylem düzenleyerek, Kara Panterler’in yanında olduklarını göstermişlerdir.

Örgütün en bilindik üyelerine kısaca göz atmak gerekirse:

MARK RUDD
 BERNARDİNE DOHRN   

DAVİD GİLBERT
BİLL AYERS

Örgütün sloganı “Bring the war home!” idi. Sloganın amacını ise şu şekilde açıklamışlardı: Savaşın kötü yanlarını görmeyen ABD halkına, savaşı ABD’ye taşıyarak, savaşın kötü yanlarını göstermek…

Örgütün en önemli özelliklerinden birisi, yapacakları eylemleri önceden duyurmaları… Yukarda bahsettiğim, George Jackson’ın ölümü üzerine düzenlenen bombalı eylemi, düzeneği yerleştirdikten sonra, patlatacakları yeri arayarak, orayı boşaltmalarını söylemişlerdir. Çünkü bu eylem, sadece göz korkutmak amacıyla yapılmak istenen bir eylemdi. Herhangi bir sivilin ölmesi istenmedi.

1970’lerin ortalarına kadar düzenledikleri bombalı eylemlerle adını duyuran örgüt, Vietnam Savaşı’nın bitmesiyle yavaş yavaş çözülmeye başladı. Çünkü örgüt üyelerini bir arada tutan şey, ortak amaçtır. Eğer ortak hedef gerçekleşirse, ayrılırlar.

Bu örgütle alakalı dikkat çeken nokta; o dönemde birçok bombalı eylem yapan, Days of Rage’de kamu mallarına zarar veren, hükümete baş kaldıran bu örgüt üyelerinin yargılandıkları mahkemede, örgüt için yaptıklarından dolayı ceza almamalarıdır. Bunun nedeni ise; FBI, örgütle ilgili elde ettiği delilleri yasal yollarla toplamamıştı. Bundan dolayı mahkeme, örgütle ilgili suçlamaları düşürmek zorunda kaldı. Zaten yukarda bahsettiğim, örgütün başlıca üyelerinden Mark Rudd, ABD’de bir üniversitede hocalık yapmaktadır. Bill Ayers ve Bernardine Dohrn evlenmiş, ikisi de farklı üniversitelerde hocalık yapmaktadırlar. Aralarında yalnızca David Gilbert hapistedir. O da, örgütten ayrıldıktan sonra yaptığı bir hırsızlık sırasında, iki tane polisi öldürdüğü için cezalandırılmıştır.

Bu örgütü, geçen sene aldığım Sosyal Hareketler dersinde inceleme fırsatı bulmuştum. Oldukça ilgimi çekmişti. Yaptığım araştırmaları sizle de paylaşmak istedim. Ayrıca örgütle alakalı “The Weather Underground” isimli çok güzel bir belgesel de yapılmıştır. İzlemenizi tavsiye ediyorum.

Saygılar…

2 YORUMLAR

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here