Suriye’deki Rus Özel Güvenlik Şirketleri

Rusya, Suriye’deki büyük askeri kazanımlarına rağmen çok az askeri kayıp verdi. Bunun en önemli sebebi, Rusya’nın Suriye sahasında özel güvenlik/askeri şirketlerinin kullanılması. Ancak bunun da avantaj ve riskleri var.

Rusya’dan geçen günlerde çok sık rastlanmayan bir açıklama geldi. Savunma Bakanlığı, 16 Şubat’ta Tiyas Hava Üssü’nden Humus’a giden bir askeri konvoya düzenlenen uzaktan kumandalı bomba saldırısında 4 Rus askerinin öldüğünü, 2 Rus askerinin de yaralandığını duyurdu.

Altı yıldır süren Suriye İç Savaşı’na 30 Eylül 2015 itibariyle askeri olarak müdahil olan Rusya, aradan geçen yaklaşık bir buçuk yıllık zaman diliminde 28 Rus askeri hayatını kaybetmişti. Aynı süre zarfında Rusya’nın askeri başarıları ise kaydadeğerdi.

Rusya ve Suriye’nin konumu

Peki, Rusya bu kadar büyük bir operasyonda bu kadar az kayıp vermeyi nasıl başarıyordu?

Tartus’ta 1977’den beri kullanılan yarı üs özellikli donanma tesisinin gerçek anlamda kalıcı bir üsse dönüştürülmesi, Rusya’nın Suriye’deki en önemli askeri kazanımların başında geliyor. Bu konuda Suriye yönetimi ile imzalanan anlaşma kapsamında Tartus Deniz Üssü’nün genişletilmesi, Rus gemilerinin bölgesel, ulusal sulara ve Suriye’deki limanlara girebilmesinin önü açıldı. Böylece Rusya, donanmasının Akdeniz’deki kalıcı varlığı açısından önemli bir üs elde etmiş oldu.

Rusya’nın askeri kazanımlarında öne çıkan bir diğer başlık ise, Hmeymim’de elde edilen askeri üs oldu. Suriye ile imzalanan ve Rus hava güçlerinin Hmeymim Üssü’nde süresiz olarak konuşlandırılmasına izin veren anlaşma sonrasında Rusya, çok sayıda savaş uçağını bölgeye konuşlandırma imkânı buldu. Anlaşma ile üsteki askeri personel ve ailelerine diplomatik dokunulmazlık tanınırken, Rus askerlerine Suriye’ye girerken sınır kontrolünden geçmeme hakkı sağlandı. Rusya’nın Hmeymim’i kullanması karşılığında Suriye’ye kira ödemeyecek olması da anlaşmanın öne çıkan bir diğer yönüydü.

Kayıplar

Rusya bu askeri başarıları elde ederken kayıplar da verdi. Resmi açıklamalar ve Rus basınında konuya dair çıkan haberler çerçevesinde, Suriye’deki askeri operasyonlarda 28 Rus askeri hayatını kaybetti. Bunun yanı sıra Rusya’nın iki Mi-8, bir Mi-28H ve bir Mi-35 tipi olmak üzere 4 askeri helikopteri operasyonlar sırasında DEAŞ tarafından düşürüldü. Su-24 tipi savaş uçağı ise Türkiye savaş uçakları tarafından sınır ihlali gerekçesiyle vuruldu.

Genel itibari ile bakıldığında Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra ilk defa eski Sovyet sınırları dışında bir ülkeye askeri operasyon düzenleyen Rusya’nın söz konusu kayıplarının oldukça düşük olduğu görülüyor. Hem sahada çok farklı grupların bulunduğu, hem de farklı uluslararası aktörlerin yer aldığı böylesine bir savaşta Rusya çok daha fazla askeri kayıp verebilirdi.

Rusya’nın bu kadar az askeri kayıp vermesinin birden çok sebebi var. Bunları şöyle sıralamak mümkün:

• Ağırlıklı olarak hava saldırılarına yoğunlaşması

• Uzun yıllardır Suriye rejimine askeri danışmanlık yapan Rus uzmanların, ülke şartlarını ve saha koşullarını iyi bilmesi

• Bir bölge ya da şehirde tam güvenlik sağlandıktan sonra Rus resmi askerlerinin yoğun şekilde sahaya inerek kontrolü devralması

• Özel güvenlik/askeri şirketlerin kullanılması

Bu faktörler içerisinde Rus özel güvenlik/askeri şirketlerinin kullanılmasının ayrı bir yeri var. Özellikle 2008 Gürcistan Savaşı, ardından 2014’teki Kırım işgali ve Doğu Ukrayna’da devam eden düşük yoğunluklu savaşla birlikte Rusya, yurt dışındaki operasyonlarda özel güvenlik şirketlerini daha yoğun bir şekilde kullanmaya başladı. Suriye’de sadece 28 asker kaybı vermesinin ardında yatan temel nedenlerin başında da Rusya’nın bölgede özel güvenlik şirketlerinin önünü açması geliyor. Nitekim bu alanda son yıllarda yapılan yasal düzenlemeler de özel güvenlik şirketlerin yurt dışında kullanımına verilen önemi göstermesi açısından mühim.

Özel güvenlik şirketlerinin önünün açılması

Rusya’da 2008, 2012, 2013 ve 2014’te olmak üzere dört yasal düzenleme kabul edildi. İlk olarak 2008’de “silah yasası” olarak adlandırılan yasa çıkarıldı. Bu yasa ile Gazprom, Lukoil, Transneft gibi stratejik öneme sahip Rus devlet kurumlarının yurtdışı temsilciliklerine güvenliklerinin sağlanması için silah kullanma yetkisi verildi.

2012’de, iktidardaki Birleşik Rusya Partisi tarafından Duma’ya sunulan 288-FZ no’lu yasa kabul edildi. Söz konusu yasayla, devlet başkanı tarafından özel askeri şirketlerin yedek askeri unsur olarak bulundurulmasına (özel profesyonel kurumlarda askeri eğitim verilebilmesi vb.) ilişkin statüye yasal düzenleme getirildi.

2013’te Duma Başkan Yardımcısı Aleksandr Mitrofanov tarafından sunulan yeni tasarıyla, özel askeri şirketlerin askeri ekipmana sahip olmaları yasal güvence altına alındı. Hükümetin söz konusu şirketlerin tüm faaliyetlerini kontrol altında tutacağı vurgulandı. 2014’te de benzer yasal düzenlemelere devam edildi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise 2012’de yaptığı bir konuşmasında özel askeri şirketlerin ülkesi için ne anlama geldiğini şu sözlerle ifade etti:

“Rus özel askeri şirketleri devletin doğrudan müdahalesi olmadan ulusal çıkarlar doğrultusunda yapılması gerekenlerin tatbiki için bir araçtır.”

Öne çıkan şirketler

Rusya’nın son yıllarda özellikle Ukrayna ve Suriye’deki askeri müdahalelerinde yoğun bir şekilde kullanmaya başladığı özel askeri şirketlerden bazıları Doğu Ukrayna’daki Rusya yanlısı ve destekli gruplarla birlikte Ukrayna ordusuna karşı savaşta eleman temin ederken, bazıları ise Suriye’de devam eden iç savaşa profesyonel destek sağlamaya devam etti. Bu bağlamda PMC Wagner, Moran Güvenlik Grubu, Slavonic Corps, Antiterör Güvenlik Şirketi, RSB Grup, Redut Özel Birliği gibi özel askeri şirketler Suriye’de sıcak çatışma alanlarında yer aldı.

Söz konusu şirketler arasında en fazla öne çıkan ise PMC Wagner. 2013’e kadar Pskov 2. Özel Birlik Tugayı’nda görevli olan Yarbay Dmitriy Utkin’in şirketin kurucuları arasında yer aldığı Rusça kaynaklarda belirtiliyor. Utkin’in 9 Aralık 2016’da Kremlin’de düzenlenen “Anavatan Kahramanları Günü” resepsiyonuna katılarak Putin tarafından cesaretinden dolayı madalyaya layık görülmesi de dikkate değer.

PMC Wagner’in Suriye’deki askeri kayıplarına dair yine Rusça haber sitelerinde geniş bilgi bulunuyor. Örneğin, 24 Eylül 2015’te 10, 20 Ekim 2015’te ise 26 cesedin Suriye’den Sivastopol limanına gemilerle geldiği kaydediliyor.

Avantajlar ve riskler

Rusya’nın Suriye savaşında söz konusu özel güvenlik şirketlerine ait paralı askerleri kullanmasının hem avantajları hem de dezavantajları var. Avantajlarını ele aldığımızda, ilk olarak, Suriye’deki Rus özel güvenlik şirketleri zayiat verdiğinde bu durumun basına fazla yansımadığını, yansısa bile resmi bir askerin ölümü kadar etki etmediğini görüyoruz.

Diğer taraftan özel askeri şirketlerin personeli Halep’te, Humus’ta, Palmira’da ya da başka bir şehirdeki operasyonda başarısız olduğunda, bunun maliyetinin Rus ordusuna ve Savunma Bakanlığı’na çıkmaması da Rus karar alıcıları açısından önemli bir avantaj sağlıyor.

Yine söz konusu şirket personeli uluslararası hukuka aykırı bir suç işlediğinde, resmi olarak asker olmadıkları için, Rusya devletinin bu durumdan sorumlu tutulamaması önemli bir nokta. Ayrıca Rusya’nın Suriye’deki bir bölgede uluslararası hukukun izin vermediği bir biçimde kendi çıkarları açısından stratejik öneme sahip bir operasyon düzenlemesi gerektiğinde, söz konusu şirketler devreye girerek, devlet sorumluluğunu ortadan kaldırma imkanı yaratıyor.

Rusya açısından bu tür askeri şirketleri kullanmanın riskleri de söz konusu. Bu risklerin başında ise özel şirket personelinin kontrolü meselesi geliyor. Nitekim Slavcorps şirketi çalışanlarından iki kişinin Suriye’de bir operasyonda geri çekilmek zorunda kalmalarının ardından Rusya’ya döndüklerinde Federal Güvenlik Servisi (FSB) tarafından tutuklanmaları, bunun en net göstergesi.

Belli bir komuta kademesi olmadığı için özel güvenlik şirketi elemanının sahada komuta edilmesi ve denetimi, ordu mensubu bir askere oranla çok daha çetrefilli bir konu olarak değerlendiriliyor. Özellikle de Suriye gibi onlarca farklı savaşçı grubun olduğu yabancı bir coğrafyada bu kontrolün daha da zorlaşması kaçınılmaz.

Kaynak: Al Jazeera

1 YORUM

  1. Rusyanın şu ana kadar 3 savaş uçağı ve 5 askeri elikopteri düşmüştür.Asker kaynı resmi açıklamalarla 30 dur paralı asker kaybı 21 dir toplam kaybı 51+ dır.Ayrıyeten hava operasyonlarına günlük 10 milyon dolardan fazla para harcamaktadır ki bu zaten 3 günde 1 savaş uçağı parası demek.Yani o kadarda karlı bir iş değil.

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here