YPG’nin 2016’da Suriye’de Elde Ettiği Topraklar

2016 yılında PKK’nın Suriye kolu YPG güçleri Suriye’de ABD ve Rusya öncülüğünde birçok bölgeyi ele geçirdi. YPG, Azez’in güneyini Şubat 2016’da Rusya’nın hava desteğiyle ele geçirirken, Fırat’ın doğusundaki Menbiç’i Ağustos ayının ilk haftalarında, Rakka kırsalını ve Haseke’nin güneyini de ‘Rakka operasyonu‘ çerçevesinde ABD öncülüğündeki koalisyonun hava desteğiyle ele geçirdi.

Açık yeşil: 2016 öncesi YPG’nin kontrol ettiği topraklar – Kırmızı: 2016’da YPG’nin ele geçirdiği topraklar

Kaynak: StratejikOrtak.com

3 YORUMLAR

  1. Böyle giderse, SDG (YPG), El-Bab’dan hayli büyük olan Rakka’yi, Türkiye’nin El-Bab’i elegeçirdiğinden çok daha çabuk elegeçirecek. Bu durumu, SDG (YPG)’nin operasyon gücünün TSK’nin operasyon gücünden daha yüksek olduğunun göstergesi olarak okuyorum ben.
    Galiba Amerikalilarda bu özelliğinden dolayi SDG(YPG)’yi ortak olarak seçtiler.
    Eğer TSK ve Özgür Suriye Ordusu adi altinda faaliyet gösteren binbir tane örgüt El-Bab gibi küçük bir kasabanin etrafinda aylarca oyalanmasalardi, Pentagon ‘Rakka Operasyonu’ için kesinlikle Türk ordusunu ve ÖSO’yu Operasyonel güç olarak seçeceklerdi.
    Fakat öyle olmadi. Ancak “PÜRUS ZAFERI ” türünden değerlendirilebilecek bir sonuçla El-Bab elegeçirilebildi. Aylarca sonra. (El-Bab’dan daha büyük ve daha zor bir coğrafyada bulunan Tabqa şehrinin SDG(YPG) tarafindan iki aydan daha kisa bir sürede alindiğini göz önünde bulundurun lütfen.) Tabii Amerikalilar bütün bunlari gözlemlediler ve kararlarini SDG(YPG)’den yana kullandilar.
    Bu durumdan başka, bizim çokta yüksek olmayin bir özelliğimiz daha var.
    Biz bir yeri ele geçirince tam anlamiyla bir işgalci gibi, hatta işgal ettiği bölgeleri ilhak edecekmiş gibi davraniyoruz.
    Örneğin Türk devletinin Cerablus’ta, El-Bab’dan ve diğer yerlerdeki hareketlerine bir bakin. Geçen gün 23 Nisan bayramini oralarda kutlama tarzina bir bakin.
    Ya orasi Türkiyemi sen orada Türkiye’deki gibi 23 Nisani kutluyorsun? Kendi bayramini ulusal bayram olarak ora halkina dayatiyorsun. Hele bir dur! Daha dün bir bugün iki…
    Sen oralari ilhakmi ettin, yoksa Esat’a karşi savaştiğini iddia eden ÖSO’ya yardim etmek içinmi oraya gittin?
    Hadi diyelim oralara gittin. Hiç olmasa, göstermelik bile olsa, oradaki yönetimi ve günlük yaşamin organizasyonunu yerel halka birak. Halk kendi kendini yönetme duygusu tatsin.
    Yok alişmişiz ‘illahi her şeyi biz biliriz’ tavri. Aynen Türkiye’deki gibi “her şeyi devlet bilir.” “Halk hiç bir şey bilmez” tavri. Oralarida buralara benzetiyoruz.
    Bak etrafinda, başka devletler öylemi yapiyor?
    Cerablus’ta, El-Bab’ta yaptiğimizi geçmişte Kibris’ta kendi soydaşlarimizada yaptik. Illahi Kibris türküde Türkiye türkü gibi olacak. Onun gibi düşünecek, onun ideolojisini bire bir alacak. Olaki Rumlardan veya Ingilizlerden, uzun zaman birlikte yaşamaninin sonucu olarak, velevki bir şeyler Kibris türküne geçmişse o özelliklerin terkedilmesi için çalişilacak.
    En sonunda Kibris türküde bizden yaka silkmeye başladilar. Hatta bize hakli olarak işgalci demeye başladilar.
    Çünkü sen orada çözümsüzlüğü çözüm olarak görüyorsun. Politikan bu. Yani Kibris türküne “geleceğin ilelebet belirsiz olsun” diyorsun. Bir halka bu durum bir politika olarak dayatilabilirmi? Bu çok gaddarca ve haksiz bir politika değilim?
    Şimdi ayni politika korkarimki uzun vadede Şehba bölgesindeki halka dayatilsin.
    Umarim yanilirim.
    Bizde ayak bastiğimiz her yerde, hemen ilk iş oranin yerel halkini kendimize benzeştirme dürtüsü zuhur ediyor.
    Yerel değerleri ve kültürleri olduğu gibi birakmayi sevmiyoruz. Demokrat olmadiğimiz için ve herkesi, herşeyi kendimize benzeştirmeyi sevdiğimiz için bu dürtü gayri ihtiyari ortaya çikiyor.
    Tabii ki bu kötü huylarimizi her kes görüyor. Ve “yarin bunlar buralardada hak iddia etmeye kalkarlar” deyip uzakta tutmaya çalişiyorlar.
    Işin kasaci kusuru hep başkalarinda aramamak lazim. Kusuru birazda kendimizde ariyalim.

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here