Birinci Dünya Savaşında Araplar

Amerikalı tarihçi Michael Provence 1. Dünya Savaşının, Orta Doğu için 13. yüzyıldaki Moğol istilası ve 14. yüzyıldaki hıyarcıklı vebadan sonra en trajik olay olduğunu belirtiyor. Haklı da.
1. Dünya Savaşı denildiği zaman dünyanın aklına hep Fransızlar, Almanlar, Ruslar, İngilizler, Türkler vs. geliyor ancak Araplar kimsenin aklına gelmiyor. Gerçek şu ki onların unutulmuş acıları en az diğerlerinin ki kadar çok, hatta daha fazla bile olabilir.

Arap halkları dolaylı olarak birbirleriyle savaştılar. Kıtlıktan, hastalıktan, çatışmadan dolayı öldüler. Ancak bunları bizler bile çok az zikrediyoruz. Savaş başladığında İngilizlerin temel stratejilerinden birinin Arapları isyana teşvik etmek olduğunu biliyoruz. Elbette Arapların çoğu ayrılıkçı tavır sergilemedi ancak milliyetçi duygulara kapılanlar da az değildi. Peki onları bu duruma sevk eden şey neydi? Osmanlı ne yaptı da bu insanlar bu duyguların esiri oldular? İşte bu soruların en temel cevabı aslında Osmanlının bizzat savaşa girişi oldu.

Her ne kadar insanlar dini değerlerden ötürü Osmanlı’ya bağlıda olsalar kendilerini ilgilendirmeyen bir kavgaya karıştıklarını biliyorlardı. Anlamsız bir savaşa ek olarak batılı devletler Osmanlının Arap bölgelerine ticari ambargo koyarak ekonomik zorluklar sayesinde milliyetçi duyguları ateşlemeye çalıştılar. Başardılar da. Ekonomik zorluklar Osmanlı emperyalizmini, milli özgürlük fikri ise Türk boyunduruğundan kurtulma hissiyatını oluştursa da; Osmanlı halifesinin saygınlığı çoğu Arapı Osmanlı tarafında tuttu. Ancak bu, yinede Arapların birbiriyle savaşması demekti. Bir yanda Osmanlı ordusu içinde ki Araplar diğer yanda ise Şerif Hüseyin önderliğinde ki ayrılıkçı Araplar vardı ve kazanan dış destekli ayrılıkçılar oldu.

Osmanlı’da yaşayan Araplar için asıl trajedi çatışmalar değil hastalıklar ve kıtlıklar olmuştu. Örneğin İngilizlerin Hindistan’dan getirdiği askerler pek çok bulaşıcı hastalık taşıyordu. Çünkü Hindistan kalabalık nüfusu sebebiyle hastalıkların kolay yayılabildiği bir ülkeydi. Tifüs, kolera, dizanteri gibi hastalıklar Irak’a Hintli askerlerle birlikte gelmişti. Bu hastalıklar Irak’tan kaçan mültecilerle farklı bölgelere de yayılıyordu. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında da bu tür hastalıkların başımızı ağrıtmasında bu mülteci etkeni çok önemlidir. Bu Hintli askerlerin sayısı 600 bin kadar olduğu için hastalık çok hızlı yayılmıştı.

Hastalık gibi bir diğer acı ise açlıktı. Mesela Lübnanlı tarihçi İsam Halife yaşadığı bölgeden pek iyi bahsetmiyor. Anlattıklarına göre Lübnan nüfusunun üçte biri açlıktan ölmüş ve üçte biri de yerinden olmuş. Kıtlığı tetikleyen şeyleri sıralarken en başta devletin, ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için pek çok mala el koymasını söylüyor. Ayrıca itilaf devletlerinin koyduğu ambargo bütün alım satım işlerini bitirdiği için ihtiyaçlar karşılanamıyordu ve ürünler de satılamadığından alım gücü düşüyordu. Tabi ki savaşa katılan gençlerden dolayı oluşan iş gücü kaybı da cabası. Lübnan kadar olmasa da Ürdün, Filistin ve Suriye içinde aynı şeyler geçerli. Bu bölgeler aynı zamanda Osmanlı ordusunda da çok faaldi. Örneğin Çanakkale Savaşında Atatürk’ün komuta ettiği 3 alaydan ikisi Araplardan oluşuyordu. Yani ulu önderi parlatan askerlerin ağırlıklı olarak Arap olduğunu söylemek mümkün. Aslına bakarsanız Çanakkale savaşını devamlı Türk kahramanlığı olarak kutlayan bizler, Arapların aslan payına sahip olduğunu unutmuşçasına onların haklarını yiyoruz. Buna rağmen cumhuriyetin milliyetçi değerler üzerine kurulması üzücü.

Şimdiye kadar aktardıklarım ağırlıklı olarak Osmanlı Araplarını kapsıyor. Onlar kadar acı çekmeseler de Kuzey Afrika’da, emperyalizm işgali altında yaşayan Araplar’da hiç istemedikleri ama mecbur bırakıldıkları bir çarpışmaya girdiler. İtilaf devletleri, sömürgelerinden asker toplayarak kendi yüklerini hafifletme gayreti içindeydiler. Buna karşı çıkan isyan hareketleri çok sert bastırılıyordu ve böylece insanlar çaresizce savaşmak zorunda kalıyordu.

İngilizler, Mısırdan 1,2 milyon kişi toplamıştı ve bunların 500 bini ölmüştü, yani neredeyse yarısı evine dönememişti. Elbette bu Mısırlıların hepsi Arap değil, içlerinde Yahudi ve Kıptiler de çok fazla.

Fransızlar ise Tunus’tan(80 bin), Cezayir’den(170 bin), Fas’tan(45 bin) adam toplamışlardı. Bu askerlerin de dörtte biri Almanlara karşı savaştırılırken öldü. Bunların da hepsi Arap değildi elbet. İçlerinde Yahudi taburlar da vardı ve Müslüman taburların hepsi Arap değildi, çok sayıda berberi de vardı. Ancak onların oranlarına dair bilgi yok, varsa da ben bulamadım. Dörtte biri öldü diyorum ancak bu geri kalanlarının şanslı olduğu anlamına gelmiyor. Bir insan ölürse acılarından kurtuluyor ama kalanlar daha bahtsız olabiliyor. Fransa ve Almanya arasında ki amansız siper savaşları insanlar üzerinde psikolojik yaralara sebep oluyor. Çünkü yıllarca top ve ateş sesine maruz kalmak deliliğe yol açtığı gibi bunalıma sürüklüyor ve benzer sesleri duyduğunuz zaman anlamsız korkular depreşiyor. Sakatlarla beraber bu tür insanların döndüklerinde topluma yük haline geldiklerini ve savaşın acıları yetmezmiş gibi birde üstüne eşine çocuğuna yük olma duygusu, insanı perişan ediyor olmalı.

Fransızların silah altına soktuğu bazı Afrikalılar(Arap, berberi, zenci) daha sonra kurtuluş savaşında bize karşı da savaştılar. Bazıları fırsat bulduğunda taraf değiştirdi ve savaş bittiğinde burada kaldılar. Onlara cumhuriyet toprak verdi ve bizim aramızda asimile olup diğer ailelere karıştılar. Bazen güney bölgelerimizde kapkara insanlarla karşılaşırız, işte bunlar onların karışım sırasında melezleşen torunlarıdır.

Arap halkı bir yandan Osmanlı üzerinden ittifak güçleri safında, diğer yandan ayrılıkçı Araplar ve sömürge mağdurları olarak itilaf güçleri safında; bazen direk, bazen de dolaylı olarak birbirleriyle mücadele ettiler. Amerikalı tarihçi James Galvin, Osmanlı imparatorluğunun 1. Dünya Savaşında ki ölüm oranının %14 olduğunu belirtiyor. Bu oranların Fransa da %11, Almanya da ise %9 olduğunu, yani Osmanlının savaşta daha acı bir fatura ödediğini aktarıyor. Tabi ki Almanya’nın nüfusu Osmanlıdan 2 kat fazla olduğu için Almanya daha düşük oranda gözüküyor ancak toplam rakamda Almanya herkesten önde. Osmanlının kayıpları ise Arap halkı üzerinden bu kadar fazla orana yükseliyor. Savaşa bağlı sebeplerden oluşan kıtlık, hastalık ve çatışmalar Arap halkını daha fazla etkiliyor.

Bu yüzden Araplar bizi arkadan bıçakladı demek yerine çoğunun bütün olumsuzluklara rağmen yanımızda durduğunu ve onlar sayesinde Çanakkale’de zafer kazandığımızı kabul etmemiz ve savaşın ağır yükünü bizden çok onların çektiğini göz önüne alarak öz eleştiri yapmalıyız.

Elbette Çanakkale 9 cepheden sadece biriydi ve sadece bu cephede kazandık. Bunda da Araplar aslan payını hak ediyor.

Savaş sadece yaşanırken değil, sonrasında da felaketler getiriyor. Pek çok bağımsızlık umudu besleyen Arap, savaştan sonra mandacılık terimi ile tanışıyorlar ve bu yeni mücadeleler getiriyor. Osmanlıdan bağımsız olmaya çalışanlar bu sefer Fransızlardan, İngilizlerden bağımsız olmaya çalışıyor. Yani savaşın yarattığı umut hayal kırıklığına dönüşüyor. Bu mandacılığın acıları günümüzde bile etkisini göstermeye devam etmekte.

Etkilerinin hala sürüyor olması sebebiyle savaşın en büyük trajedisini Arapların yaşadığını düşünüyorum.

21 YORUMLAR

  1. Akademik açıdan temelsiz, saçmalıklarla dolu bir yazı Çanakkale savaşını Araplar sayesinde kazandık demek en masum ifadeyle Arap seviciliğidir.

    Cemal paşa nın cihan harbi sırasında yazdıklarını okursan Arapların savaş olgusuna ne kadar uzak insanlar olduğunu anlarsın. Tarih boyunca çoğunlukla başkalarının boyunduruğunda yaşamış bir millet savaş konusunda becerikli olamaz. Mantığa aykırı

    Kaynak diye -sonradan görme zengin- katar ajansı jazeera yi göstermen de ayrıca komik olmuş

    Böyle Arap sevici bir insanın tgb ye üye olması da tgb’nin utancı ve ayıbı olsun..

  2. TAMAMEN TARAFLI BİR YAZI. SON DÖNEMDE ÜLKEMİZDE ARTAN ARAP KIÇI YALAMA MODASININ BİR ETKİSİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM. NE DEMEK YANİ ÇANAKKALEDE ASLAN PAYI ARAPLARIN? BİZİM DEDELERİMİZ SAVAŞ ALANINDAN MI KAÇTI? BU NE TERBİYESİZLİK BU NE AYMAZLIK?

  3. kafkasya da donanlar yemen arabiydi. irak cephesinin cogu irakliydi. suriye cephesi suveys cephesi suriye filistinli idi. hicaz cephesi yerli ve irak arabiydi. osmanli devleti nde 8 milyon türk 70 milyon arab vardı. aklı olan herkes kimin da h çok savaştığını anlar.

  4. Allah teala müslüman arap kardeşlerimizden razı olsun onlar İslam için Allah yolunda cihad etmişlerdi.Bide şimdi uğrunda savaştıkları avrupa kırmalarının o aziz şehidler için söylediklerine bakın vallahi yazık.

  5. Şu paragrafında bile niyetli belli ediyor zaten. Çanakkale 9 cepheden biriydi ama sadece bu cephe kazanilmisti çünkü aslan payı araplarindi!!!! Yani diğer kaybedilen 8 cephede Araplar olsaydı bu savaşlarda kazanilirdi öyle mi??? Arap milletinin ne kadar savaşçı olduklarını gördük. 60 yıldır 150 milyon arap 3 milyonluk İsrail ile basedemiyor.Mısır suriye ırak Ürdün vs burun Araplar birleşip saldırdığı halde per perişan oldular. İşte sana belge bak 6 gün savaşları yaz arap İsrail savaşları yaz. ABD nin çöl firtinasi harekatinda 2 milyonluk ırak ordusunu tek kurşun atmadan buharlasip kayboldugunu herkes biliyor. Yine ırak ordusu ve Suriye ordusu isid denen çetelere karşı koskoca askeri usleri cephanelikleri yüzlerce tank ve topu ve en önemlisi korumakla görevli oldukları o koskoca şehirleri Musul’u Halep’i vs pek çok şehir koy ve kasabayi terkedip katkılarını gördük.Bize Arapları anlatma burda.Bize Arapların kahramanligini ve savasciligini anlatma burda

  6. Edward j.eriksoon adlı bir savaş tarihcisinin kitabında bile var bu konu. Kitabın adı Türkçe olarak “size ölmeyi emrediyorum”bu kitabın ön sunuş bölümünde kitapta Osmanlı ordusu olarak söz edilen ordunun Türk ordusu olarak algılanması gerektiğini çünkü cephelerde savaşan diğer Osmanlı ordusu unsurlarının yani arap kürt Süryani musevi Gürcü Çerkez vs. diğer etnik unsurların “bu bizim savaşını değil” havasında oldukları ilk çatışmada teslim olmayı yada firar etmeyi tercih ettikleri bu unsurların bu davranış ve hareketlerinin Türk askerleri arasında şaşkınlık ve öfkeye yolactigi ve savaş sırasında ölmek gerekirse ölenlerin Türk askerleri olduğu bu nedenle kitapta bahsedilen Osmanlı ordusu denildiğinde akla Türk ordusu gelmesi gerektiğini okuyuculara özellikle belirtiliyor

  7. Youtube ne zamandır kaynak kabul edilir oldu. Youtubeye herkes video görüntü atabilir bunlari kaynak mı kabul edelim şimdi. Genelkurmay kayıtları var telgraflar var ortada. O 3 alayin biri 72.arap suryani durzi vs.oluşan alaydi ikincisi 77.alay kürt ve eski hamidiye alaylarinda görev yapan yine kürt kökenli askerlerden oluşan alaydi. 57.alay ise orta anadolu Karadeniz ege Trakya ve Toros turkmenlerinden oluşturulan alaydi.72.arap alayı ile 77.kürt alayı görev yerlerini terk ettiklerinden savaştan firar ettiklerinden dolayi 57.alayin son nefesini kadar imhasina neden olmuştur

  8. tamamen yalan bir yazı araplar osmanlı için ne zman savaştılarda 1 . dünya savaşında savaşacaklar 70000 türk askerini zehirlediler yakaldıkları askerleri parçalara ayırıp sokaklara attılar hıristiyanların mütttefiki oldular her zaman

    • Sarıkamışta şehid düşen 45.000 bin askerimiz Araplardı. Araplar şerefli bir ırktır, Türkler de aynen öyle. Sen Arapları küfürederek onları şerefsiz edemessin, ama kendinin şerefziz olduğunu göstermiş olursun…

  9. Muhammet Ali Çalışkan sen ya yalancisin ya da cahil. Çanakkale’de bahsettiğin o 2 arap birliği aslında araplardan oluşan 72.alay ve kürtler den oluşan 77.alaydir. Bu iki alay ne yapmıştır biliyor musun üçüncü bir alayin yani 57.alayin tamamen Türklerden oluşan 57.alayin komple şehit düşüp imhasina neden olmuştur. Bu olaydan sonra Osmanlı Genelkurmayına telgraf çekilerek arap ve kürtler den oluşan birliklerin savaş meydanlarında beceriksiz oldukları ve cil yavrusu gibi dagildiklari belirterek tamamen Türklerden oluşan 3 alay kuvvet istenmiştir. Sen ya arasın ya kürt ya da cahil

  10. Bu yazının nesnel bir bakış ile yazılmadığını düşünüyorum. Şu ifadelerden bunu çıkarabiliriz:”Elbette Çanakkale 9 cepheden sadece biriydi ve sadece bu cephede kazandık. Bunda da Araplar aslan payını hak ediyor.”, “Her ne kadar insanlar dini değerlerden ötürü Osmanlı’ya bağlıda olsalar kendilerini ilgilendirmeyen bir kavgaya karıştıklarını biliyorlardı.”. Yazar burada bir biri ile çelişen ifadelere başvuruyor. Araplar hem savaşı istemiyor, hem de savaşın kazanılmasında aslan payını hak ediyor. Türkler, Kürtler ve Çerkesler ve diğer Osmanlı tebaası olan halklar herhalde tilki, kurt payını hak ediyor. Bu metni okuyan okuyucularda ‘ Araplar olmasaydı, Osmanlı 1. Dünya Savaşında daha çabuk pes eder ve Kurtuluş Savaşını dahi gerçekleştirmezdi ‘ gibi bir algınin oluşması mümkün. Birkaç kaynak ile bu tür olguları tahlil eden yazılar neşr etmek, en hafif tabirle gerçekleri ıskalamak olur. Bir Müslüman adalet erdemine sahip olmalı. Birilerini savunacağim birilerini yereceğim diyerek fitness sebep olmamalıdır. İki yüz yıldır Türk-Arap, Türk-Kürt, Arap-Kürt, Sünni-Alevi, Laik-İslamcı kavgasını vermekten bakmadık mı?

    • o cümlelerin neresi birbiriyle çelişiyor? sen savaşmak istemesen bile göreve çağrıldığın zaman gitme mecburiyetindesin. örneğin sen dindar bir insansın ve diyelim ki pakistan vatandaşısın. hindistanda bangladeşi işgal etmiş ve pakistanda bangladeşe destek için hindistana savaş açmış. böyle bir durumda bir çok insan bangladeş yüzünden biz niye harap olacaz diye sorar ama ülken sana bir vazife vermişse ulul emre itaat farz diyip göreve gitmek zorundasın ve savaş vakti görevi terketmek 7 büyük günahtan biri olduğu için dindar biri olarak savaşmaya mecburum dersin. buda öyle birşey işte.
      elbette osmanlıda ki bütün halkların payı var ama arapların payının diğerlerine kıyasla büyük olduğu kesin.

  11. Aslında arap düşmanlığı değil bu aslını astarını kaybetmiş zavalının yaptığı. Olsa olsa din düşmanlığıdır. Geri zekalı gerici yobaz laiklerin yapacağı ve diyeceği anca budur. Yüz yıldır bu yalanları dinlemekten bıktık artık gerçekler ortada. Ya defolup gidin ingiltereye ya da bu vatanı kurtaran gerçek arap kürt türk vs. tüm müslüman halklara saygı göstermesini bilin. İngiliz p… leri. Ağzına sağlık bu arada muhammed ali abi on numara yazı olmuş. Allah kalemine zeval vermesin devamını bekleriz…

  12. İyi sallamışsın bizde savaşan askerlerin üçte ikisi arap ama ingilizlerin mısırdan diğer bölgelerden topladıkları kıpti yada yahudi iyimiş. Bize karşı savaşan aşiretleride herhalde afrikadan getirdiler onlarda arap değildi galiba. Sana kızmıyorum senin yazını buraya koyan admine kızıyorum. Sen seneryonu yazmışsın güzel. Birlikte iyi sallamışsınız.

    • Tüm askerlerin üçte ikisi Arap demedim, Atatürk’ün kumanda ettiği 3 alaydan ikisi Arap dedim.
      Mısırdan toplanan askerlerin hepsi Kıpti ve Yahudi demedim, bir kısmının öyle olduğunu söyledim.
      Aşiretler Arap tabi ki ama bu bütün Arap halklarının isyan ettiği anlamına gelmiyor.
      Senaryo olduğunu düşünmenin sebebini ben biliyorum aslında. Öyle bir Arap düşmanlığı var ki içinizde, onların sizi gölgelemesini hazmedemiyorsunuz.

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ

Please enter your comment!
Please enter your name here