Referandum Öncesi İngiltere Ne İstedi, AB Ne Verdi?

Çatırdayan ve halen asıl birliği sağlayamayan Avupa Birliği(AB), birlik içerisindeki en güçlü ülkelerden İngiltere’nin AB’den çıkma isteğiyle karşı karşıya. İngiltere, 1973 yılında Avrupa Birliği’nin ilk genişlemesinde İrlanda ve Danimarka ile birlikte AB’ye katıldı. AB vatandaşlarının sınır kontrolleri olmadan rahatça gezinebildikleri Schengen Alanına da girmeyen İngiltere, 20 yılı aşkındır AB’den ayrılmayı tartışıyor.  Muhafazakar Parti lideri İngiltere Başbakanı Cameron, geçen aylardaki seçim öncesinde ülkesini AB’de kalmak ve kalmamak üzere referanduma götüreceğini söylemişti. Seçimi kazandıktan sonra da sözünü tuttu ve 23 Haziran 2016’da halka ‘Birleşik Krallık AB’de kalmalı mı yoksa ayrılmalı mı?’ sorusu yöneltilecek. (Bilindiği üzre Birleşik Krallık; İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’dan oluşuyor.)

Ama bu sorudan önce Avrupa Birliği Zirvesinde İngiltere’nin taleplerini dinleyen birlik üyeleri, İngiltere Başbakanı Cameron’la bazı maddeler üzerinde anlaştı. Anlaşma sonrası açıklama yapan İngiltere Başbakanı Cameron, ”AB İngiltere’ye ‘özel statü’ verdi ve çoğu taleplerimizi kabul etti. Referandum çalışmalarında İngiltere’nin AB’de kalması için kampanya yürüteceğim” dedi. Cameron ayrıca, ‘Bakanların ve milletvekillerinin kararlarına karışılmayacak ve serbest bırakacak’ demişti ve bunun üzerine İngiltere’nin AB’den ayrılmasından yana olduğunu açıklayan ilk hükümet üyesi Adalet Bakanı Michael Gove oldu. 29 bakandan 23’ünün ise Avrupa Birliği içerisinde kalma taraftarı olduğu söylendi.

‘Referandum neden yapılıyor?’ derseniz de, Cameron AB’den istekleri kabul edilse de referandum olacağını ve AB üyeliğine halkın karar vereceğini seçim öncesinde dile getirmişti. Eğer ki referandumda İngiltere Avrupa Birliği’nden ayrılmalı sonucu çıkarsa, İngiltere AB’den geri dönüşü olmadan ayrılmış olacak.

Şimdi asıl konumuza gelebiliriz:

‘İngiltere AB’den ne istedi ve AB İngiltere’ye ne verdi?’

İngiltere’nin talep ettiği 4 ana başlık ve isteği sonucunda AB’den elde ettiği maddeler şöyle:

EGEMENLİK

İngiltere AB’den milli parlamentolara daha fazla rol verilmesini istiyordu.

– AB, İngiltere’nin ‘daha fazla siyasi birlik’ hedefinin dışında kalabileceğini ve ‘özel statüsü’ olabileceğini kabul etti.

REKABET

İngiltere, ‘ortak pazar’ın yeni sektörleri içine alacak şekilde genişletilmesini ve AB bürokrasisini  azaltmasını istiyordu.

AB ülkeleri, Brüksel kaynaklı bürokrasinin azaltılması üzerinde anlaştı. Hizmet, enerji ve finans sektörlerinde de ortak pazarın tamamlanması üzerinde anlaşıldı.

EKONOMİ

+ İngiltere, AB’nin çok-para-birikimli bir yapı olarak kalmasının resmen güvenceye alınmasını talep ediyordu.

Anlaşma ile İngiltere, kendi para birimini kullanmayı sürdürecek.

AB İÇİ GÖÇ

İngiltere’ye AB içerisinden gelen göçmenlerin sosyal güvenlik sisteminden yararlanabilmeleri için ülkede 4 yıl çalışmış olmaları zorunluluğu getirilmesini istiyordu.

Anlaşmaya göre İngiltere’ye sağlanan ”acil durum freni” ülkenin AB göçmenlerine ilk 4 yıl sosyal yardım vermemesine olanak tanıyor. Acil durum freni 7 yıl uygulanabilecek.

İngiltere’nin talep ettiği 4 ana başlık hakkında daha detaylı bilgi almak için:


1.) Göç ve Göçmenlerin Durumu: Londra yönetimi, Avrupa Birliği ülkelerinden İngiltere’ye gelen göçmenlere bazı sosyal yardımların askıya alınmasını istiyordu. Yani AB vatandaşlarının çalışırken yararlandıkları sosyal yardımları ülke içerisindeyken ilk 4 yıl dondurmayı istiyordu. Cameron hükümeti bu kuralı 13 yıl boyunca uygulanmasını talep etti. Ama buna AB içerisinde en fazla göç veren ülkeler yani Doğu Avrupa ülkeleri(Polonya, Macaristan, Slovakya ve Çek Cumhuriyeti) itiraz etti. Uzun süren pazarlıklar sonucu İngiltere’nin istediği 13 yıl, 7 yıla indirildi ve bu konuda anlaşıldı. Buna da ‘emniyet freni’ sistemi deniyor. İngiltere bu tedbirler ile sayıları 2 milyonu bulan AB göçmenlerinin sosyal güvenlik sistemi üzerindeki yükünü azaltmayı planlıyor.

2.) Entegrasyon(Birlik dışı hareket edebilme): İngiltere, Avrupa Birliği’nde daha fazla entegrasyon konusuna karşı çıkıyordu. AB liderlerinin İngiltere’nin “daha fazla siyasi birlik” prensibinin dışında olduğunu ilan etmesini istiyordu. AB liderleri ise bu talebi tam olarak kabul etmese de talebi büyük ölçüde karşılayan bir metin üzerinde mutabık kaldı. Bu kapsamda İngiltere’ye birlik içinde ‘özel statü’ verilecek.

3.) Egemenlik Hakları: Londra’nın talepleri arasında egemenlik haklarını da korumak istediği ortaya çıkıyor. AB ülkeleri içerisinde ulusal meclislerin AB yasa taslaklarına karşı içinin boşaltılması çoğu AB ülkesinin büyük sıkıntısı. Ancak İngiltere bu talebini AB’den çıkmamak için şart koştu. AB ile yapılan görüşmeler sonucunda anlaşıldı ve yapılan anlaşmada ‘kırmızı kart’ uygulaması var. Yani bu, İngiltere ulusal meclislerden yüzde 55’lik bir grubun Avrupa Birliği yasa taslaklarını durdurmasına olanak sağlıyor. Böylece İngiltere ulusal meclisi AB yasa taslaklarını kabul etmeme hakkına sahip olabilecek.

4.) Düzenlemeleri Durdurma Yetkisi: Cameron, avroya geçmeyen ülkelerin Avro Bölgesi’ndeki düzenlemelere karşı korunmasını istiyordu. İngiltere, özellikle ekonomik krize giren AB ülkelerini(Yunanistan gibi) kurtarmaya yönelik tedbirlerin maliyetini paylaşmayı reddediyordu. Cameron yönetimi, özellikle İngiltere’nin finans merkezi olarak konumunu ve istikrarını olumsuz etkileyecek düzenlemeleri durdurabilmeyi istiyordu ancak, varılan anlaşmaya göre İngiltere veya herhangi başka bir ülkenin bu alanda veto hakkı olmayacak. Yani İngiltere bu konuda AB’den istediğini alamadı.

Kaynak:
http://tr.euronews.com/2016/02/20/ab-den-ingiltereye-ozel-statu/
http://www.milliyet.com.tr/ingiltere-ab-den-cikacak-mi/dunya/detay/2197289/default.htm
http://www.ab.gov.tr/index.php?p=109
aa.com.tr

YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZABİLİRSİNİZ